- Anasayfa
- Yayınlar
- Sağlık Hukuku ve Malpraktis
- Tele-Tıp Hekimin Hukuki Sorumluluğu ve Malpraktis
Dijital dönüşümün sağlık sektöründeki en belirgin yansıması olan Tele-Tıp (Uzaktan Sağlık Hizmetleri); hastalar ile hekimleri coğrafi sınırlamalardan bağımsız bir şekilde dijital platformlar üzerinden bir araya getirmektedir. Ancak hastanın fiziksel olarak muayene edilememesi, semptomların yalnızca kamera veya yazılı veriler (tahlil sonuçları) üzerinden değerlendirilmesi, hekimleri Yanlış Teşhis (Misdiagnosis) ve Tıbbi Malpraktis riskleriyle yüz yüze bırakmaktadır.
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik", bu hizmetlerin sınırlarını çizmiş olsa da; bir uzaktan muayene esnasında hekimin "özen yükümlülüğünün" nerede başlayıp nerede bittiği, klasik klinik muayenelere kıyasla oldukça gri bir hukuki alandır. Bu makalede, Tele-Tıp uygulamalarında hekimin hukuki ve cezai sorumluluğu incelenmiştir.
Tele-Tıp uygulamaları, T.C. Sağlık Bakanlığı'ndan yetki belgesi almış sağlık tesisleri (Hastaneler, Tıp Merkezleri) ve bu tesislerin bünyesinde geliştirilen Bakanlık onaylı "Uzaktan Sağlık Bilgi Sistemleri (USBS)" altyapısı üzerinden yürütülmek zorundadır. WhatsApp, FaceTime veya standart Zoom görüşmeleri üzerinden yapılan resmi muayeneler ve reçete yazımları mevzuata aykırıdır ve hekimi doğrudan disiplin ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.
Bir hekimin tele-muayene esnasındaki sorumluluğu, hastayı fiziki olarak muayene ediyormuşçasına tıp biliminin gerektirdiği standartları (Lege Artis) yerine getirmesidir. Ancak fiziksel temasın (palpasyon, oskültasyon) imkansızlığı hekime bazı kısıtlamalar getirir:
Klasik tıbbi müdahalelerde aranan "Aydınlatılmış Onam" şartı, Tele-Tıp için de aynen geçerlidir. Ancak onamın fiziki imza yerine, uygulamanın arayüzü üzerinden elektronik ortamda, log kayıtları ve zaman damgası tutularak (dijital onay) alınması gerekmektedir. Uzaktan muayenenin sınırları ve riskleri hastaya açıkça bildirilmelidir.
Ayrıca, hekim ve sağlık kuruluşu, hastanın gönderdiği fotoğraflar, kan tahlilleri ve video kayıtları gibi "Özel Nitelikli Kişisel Verileri" uçtan uca şifrelemeli (End-to-End Encryption) sistemlerle korumak ve 6698 sayılı KVKK hükümlerine tam uyum sağlamakla mükelleftir. Görüntülü görüşme kayıtlarının sızması, çok ağır idari para cezalarına yol açar.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Evet, açılabilir. Uzaktan sağlık hizmeti (Tele-Tıp) sunan hekimlerin de hastaya karşı özen ve aydınlatma yükümlülüğü aynen devam etmektedir. Yüz yüze muayene edilmemesinden kaynaklanan eksik teşhis, yanlış reçete yazımı veya acil durumların atlanması hallerinde hekimin tıbbi malpraktis (hizmet kusuru) sorumluluğu doğar ve tazminat davası açılabilir.