- Anasayfa
- Yayınlar
- Sağlık Hukuku ve Malpraktis
- Hastane Enfeksiyonu ve Tazminat Davası
>
Uyuşmazlığınızın yürürlükteki mevzuat, emsal Yargıtay/Danıştay içtihatları ve teknik deliller ışığında değerlendirilmesi için Çankaya / Sıhhiye (Ankara) merkezli büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Kesinlikle açabilirsiniz. Yargıtay içtihatlarına göre aydınlatılmış onam formunda enfeksiyon riskinin yazılı olması, hastaneye sterilizasyon ve hijyen kurallarını ihlal etme hakkı vermez. Hastanenin organizasyon kusurundan kaynaklanan nozokomiyal enfeksiyonlarda tazminat sorumluluğu devam eder.
Özel hastanelere karşı vekalet sözleşmesine dayalı açılacak malpraktis davalarında zamanaşımı süresi zararın öğrenildiği tarihten itibaren 5 yıldır. Devlet ve üniversite hastanelerine karşı açılacak tam yargı davalarında ise eylemin ve zararın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içinde idareye başvuru şartı bulunmaktadır.
Mahkeme tarafından celp edilen epikriz raporları, mikrobiyoloji kültür-antibiyogram sonuçları (üreyen bakterinin MRSA, Acinetobacter gibi dirençli hastane florası bakterisi olması) ve hastanenin Enfeksiyon Kontrol Komitesi ile ameliyathane sterilizasyon kayıtları incelenerek Adli Tıp Kurumu raporuyla ispatlanır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları uyarınca ispat külfeti hastada değil, doğrudan sağlık kuruluşundadır. Hastane, tüm dezenfeksiyon, HEPA filtre bakımı ve otoklav sterilizasyon süreçlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve enfeksiyonun kaçınılmaz olduğunu resmi kayıtlarla kanıtlamak zorundadır.
Vefat eden hastanın eşi, çocukları ve anne-babası; hastane yönetimine karşı hastanın sağlığında kendilerine sağladığı maddi desteğin kaybı nedeniyle 'Destekten Yoksun Kalma Tazminatı', yapılan hastane/tedavi giderleri ve yaşadıkları ağır elem nedeniyle 'Manevi Tazminat' davası açabilirler.