İletişim Formu

Sıkça Sorulan Sorular

Yanlış ameliyat veya yanlış teşhis (malpraktis) durumunda hastane veya doktordan tazminat alınır mı?

Hekimin tıbbi standartlara aykırı müdahalesi (malpraktis) sonucu hastanın zarar görmesi durumunda maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Komplikasyon (beklenen risk) ile malpraktis arasındaki ayrım adli tıp raporlarıyla belirlenir. Devlet hastanelerinde idare mahkemesine, özel hastanelerde tüketici mahkemesine başvurulmalıdır.

Tıbbi müdahale sonucunda hastanın zarar görmesi hekimin kesin olarak ceza alacağı anlamına gelir mi?

Hayır. Türk Ceza Hukuku'nda 'objektif sorumluluk' (kusursuz sorumluluk) yoktur. Hekimin ceza alabilmesi için zararın 'Kusur' (Taksir) ile meydana gelmiş olması şarttır. Tıbbi standartlara (Lege Artis) uyulmasına rağmen gelişen zararlar 'Komplikasyon' kabul edilir ve hekime ceza verilmez.

Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu hekimin aleyhine gelirse dava kesin olarak kaybedilir mi?

Hayır. Adli Tıp Kurumu raporları mahkemeyi bağlayıcı mutlak delil niteliğinde değildir, takdiri delildir. Müdafi vasıtasıyla rapora itiraz edilebilir ve CMK m. 67/6 uyarınca Üniversite Tıp Fakültelerinden alınacak bağımsız 'Uzman Mütalaası' (Bilimsel Rapor) dosyaya sunularak yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulması mahkemeden talep edilebilir.

Hastanın taburcu olduktan sonra doktorun tavsiyelerine (ilaç vb.) uymaması hekimin sorumluluğunu etkiler mi?

Kesinlikle etkiler. Ceza hukukunda illiyet (nedensellik) bağı esastır. Hastanın hekim tavsiyelerine uymaması, reçete edilen ilaçları almaması veya hijyen kurallarını ihlal etmesi 'Müterafik Kusur' (Araya Giren Neden) teşkil eder. Bu durum hekimin eylemi ile netice arasındaki illiyet bağını keseceğinden beraat kararı verilmesini sağlar.