- Anasayfa
- Yayınlar
- Bilişim Hukuku ve Siber Suçlar
- Yeni Siber Güvenlik Kanunu
Türkiye'de dijital dönüşümün hızlanması ve asimetrik siber tehditlerin artmasıyla birlikte, şirketlerin veri güvenliği yükümlülükleri normatif olarak baştan aşağı yeniden yapılandırılmaktadır. Yasalaşma sürecindeki Yeni Siber Güvenlik Kanunu, şirketleri yalnızca ticari birer organizasyon olarak değil, ulusal siber güvenlik altyapısının müteselsil birer parçası olarak konumlandırmaktadır. Hukuk büromuz; Avrupa Birliği NIS2 Direktifi standartlarında kurgulanan bu yeni regülasyon çerçevesinde, kurumsal müvekkillerine "Önleyici Hukuk ve Siber Kriz Yönetimi" müşavirliği sunmaktadır.
Mevcut Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) süreçleri özü itibarıyla veri mahremiyetini merkeze alırken; yeni siber güvenlik mevzuatı doğrudan Bilişim (IT) altyapılarının dayanıklılığını (Cyber Resilience) denetim altına almaktadır. Yetkisiz erişim (Hacking) veya fidye yazılımı (Ransomware) saldırılarında işletmeler, artık yalnızca verisi çalınan "mağdur" sıfatıyla değil; yasal teknik tedbirleri almayan "kusurlu" sıfatıyla ağır idari ve cezai yaptırımlarla yüzleşecektir.
Yeni düzenlemeler, ticari şirketlerin siber güvenlik politikalarını uluslararası standartlara (ISO 27001 ve NIS2 ölçütlerine) entegre etmeyi yasal bir zorunluluk haline getirmektedir. Bu kapsamda şirketlerin temel hukuki yükümlülükleri şunlardır:
Olası bir siber saldırı ve veri ihlali akabinde şirketlerin idari para cezalarından ve hukuki tazminat yükümlülüklerinden kurtulabilmesi için, "gerekli tüm özen ve teknik tedbirleri aldıklarını" ispat etmeleri gerekmektedir. Hukuken bu ispat yükü, ancak yetkilendirilmiş kurumlarca periyodik olarak gerçekleştirilen Sızma Testleri (Penetration Testing) ve donanım/yazılım güncelleme kayıtlarının (log) arşivlenmesi ile mümkündür. Teknik test raporlarında belirtilen kritik açıkların kapatılmamasının, yargı mercilerince doğrudan "Ağır Kusur" olarak nitelendirileceği unutulmamalıdır.
Yeni regülasyonlarla birlikte siber güvenlik riskleri, salt "Bilgi İşlem (IT) Departmanının" idari bir sorunu olmaktan çıkmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 553 "Özen Yükümlülüğü" kapsamında; şirketin bilişim altyapısına tahsis edilmesi gereken bütçeyi onaylamayan, yasal sızma testlerini yaptırmayan veya kriz anında güvenlik protokollerini işletmeyen Yönetim Kurulu Üyeleri (C-Level Yöneticiler), şirketin ve üçüncü kişilerin uğradığı zarardan şahsi malvarlıklarıyla sorumlu tutulabilecektir.
Yeni yasal düzenlemelerin, mevcut idari yaptırımlara ek olarak kurumsal bazda getireceği denetim ve ceza çerçevesi (tasarıya göre) özetle şöyledir:
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Yeni siber güvenlik regülasyonları, özellikle kritik altyapı, finans ve sağlık sektöründe faaliyet gösteren şirketlere düzenli siber güvenlik denetimi (pentest) yaptırma, yerli yazılım/donanım kullanımı, veri yerelleştirmesi ve siber olaylara müdahale planı (SOMP) oluşturma zorunluluğu getirmektedir. İhlal halinde ağır idari yaptırımlar öngörülmektedir.