- Anasayfa
- Yayınlar
- Tazminat ve Sigorta Hukuku
- A.Ş. Yönetim Kurulu Sorumluluğu ve D&O (Yönetici) ...
Türk Ticaret Kanunu (TTK) sistematiğinde, Anonim ve Limited Şirketlerin borçlarından kural olarak sadece "şirket tüzel kişiliğinin (kendi malvarlığıyla)" sorumlu olduğu ilkesi benimsenmiştir. Ancak bu kural bir zırh değildir; şirketin iflasa sürüklenmesi, kamu borçlarının (Vergi/SGK) ödenmemesi veya yatırımcıların zarara uğratılması durumlarında devlet ve alacaklılar, "Tüzel Kişilik Perdesini Aralayarak" doğrudan Yönetim Kurulu Üyelerinin, CEO'ların ve C-Level yöneticilerin şahsi malvarlıklarına (evine, arabasına, banka hesabına) el uzatmaktadır.
Modern kurumsal yönetimde (Corporate Governance) bir şirketi yönetmek demek, o yöneticinin tüm kişisel servetini her gün devasa bir hukuki riskin ortasına atması demektir. Bu yıkıcı riske karşı yöneticilerin en büyük güvencesi D&O (Directors and Officers Liability) Sigortasıdır. Ancak bu sigorta poliçeleri, bir uyuşmazlık anında sigorta şirketlerinin "yöneticinin ağır kusuru var" diyerek ödemeden kaçındığı en ihtilaflı sözleşmelerin başında gelir.
TTK Madde 369 uyarınca Yönetim Kurulu üyeleri, görevlerini "tedbirli bir yöneticinin özeniyle" yerine getirmek zorundadır. Hatalı bir şirket birleşmesi (M&A) kararı almak, piyasa araştırması yapmadan şirketi zarara uğratacak sözleşmelere imza atmak veya rakip şirkete ticari sır sızdırmak; doğrudan yöneticinin şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı "Şahsi Sorumluluk (Tazminat) Davası" ile yüzleşmesine neden olur.
Yöneticilerin uykularını kaçıran en sert uygulama 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'da yer alır. Şirketin vergi veya SGK prim borçları şirket kasasından tahsil edilemiyorsa, devlet doğrudan o dönem görevde olan Kanuni Temsilcilerin (Yönetim Kurulu Üyeleri veya Müdürlerin) şahsi banka hesaplarına e-Haciz gönderir. Yöneticinin "Ben sadece imza yetkilisiydim, kararları patron alıyordu" şeklindeki savunmaları hukuken hiçbir sonuç doğurmaz.
Bir CEO veya Yönetim Kurulu üyesine dava açıldığında, D&O sigortası yapan şirketler genellikle dosyayı incelemeye alır ve zararın yöneticinin "Kastından veya Ağır Kusurundan (Ağır İhmal)" kaynaklandığını iddia ederek poliçeyi işletmeyi (tazminat ödemeyi) reddeder. Zira hiçbir sigorta kasıtlı işlenen bir suçu veya dolandırıcılığı (Örn: zimmet) korumaz.
Ancak "Ticari Hata (Business Judgment Rule)" ile "Ağır Kusur" arasındaki çizgi çok incedir. Sigorta şirketinin haksız yere "Ağır Kusur" diyerek ödeme yapmadığı durumlarda, Asliye Ticaret Mahkemelerinde veya Tahkim heyetlerinde sigortaya karşı açılacak agresif davalarla, yöneticinin aldığı kararın o anki ticari şartlar altında "makul bir risk" olduğu ispatlanarak sigorta şirketine ödeme yaptırılır.
Milyonlarca liralık şirket batıklarında yöneticilere açılan şahsi sorumluluk davaları yıllarca sürer. Bu süreçte yöneticinin tutacağı alanında uzman avukatların ve teknik danışmanların maliyeti devasa boyutlardadır. Hukuk büromuz; yöneticilerin savunmasını üstlenirken, eş zamanlı olarak bu "Savunma Masraflarının" D&O sigorta poliçesinden avans olarak derhal ödenmesi için sigorta şirketleri nezdindeki hukuki prosedürü işletmektedir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
TTK m. 369 uyarınca yöneticiler 'tedbirli bir yöneticinin özeniyle' hareket etmek zorundadır. Kusurlu eylemleri veya kanuna aykırı kararlarıyla şirketi, alacaklıları veya pay sahiplerini zarara uğratan yöneticiler şahsi malvarlıklarıyla sorumlu olurlar. Bu devasa riskleri bertaraf etmek için şirketlerin 'Yönetici Sorumluluk Sigortası' (D&O Insurance) yaptırması hayati önem taşır; zira bu sigorta yöneticilerin hukuki tazminat risklerini teminat altına alır.