- Anasayfa
- Yayınlar
- KKTC Hukuku
- KKTC Mülkiyet Uyuşmazlıkları ve Taşınmaz Mal Komisyonu ...
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) gayrimenkul piyasasına girmeyi planlayan uluslararası yatırımcıların ve kurumların karşısına çıkan en büyük hukuki soru işareti; 1974 öncesi Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) vatandaşlarına ait olan taşınmazların (Eşdeğer ve Tahsis koçanlar) mevcut hukuki statüsü ve uluslararası geçerliliğidir.
Geçmiş yıllarda bu durum mülkiyet güvenliği açısından gri bir alan yaratsa da, günümüzde Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) adı verilen ve uluslararası arenada meşruiyeti kabul edilmiş bir hukuki mekanizma ile bu sorun çözüme kavuşturulmuştur. Bu makalede, TMK'nın işleyişi ve KKTC'den gayrimenkul alan yatırımcıların mülkiyet haklarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında nasıl mutlak bir koruma altına alındığı incelenmiştir.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Ada'nın ikiye bölünmesiyle, Kuzey'deki Rumlar Güney'e, Güney'deki Türkler ise Kuzey'e göç etmek zorunda kalmıştır. KKTC Devleti, Güney'de mal bırakan Kıbrıslı Türklere, bıraktıkları malın değerine karşılık (eşdeğerinde) Kuzey'deki eski Rum mallarının mülkiyetini (Eşdeğer Koçan) tahsis etmiştir. Ancak Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve eski Rum malikler, bu devir işlemlerini uluslararası hukuk nezdinde tanımayarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) çok sayıda mülkiyet davası (Örn: Loizidou Davası) açmışlardır.
AİHM'ye yığılan binlerce mülkiyet davasının önüne geçmek ve Ada'daki mülkiyet sorununa adil bir iç hukuk yolu bulmak amacıyla, Avrupa Konseyi'nin yönlendirmesiyle 2005 yılında 67/2005 sayılı Yasa uyarınca KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) kurulmuştur.
TMK, 1974 öncesi Kuzey Kıbrıs'ta malı bulunan eski Rum maliklerin mülkiyet taleplerini üç temel hukuki yöntemle çözüme kavuşturmaktadır:
KKTC'den gayrimenkul alan yerli veya uluslararası yatırımcıların en büyük endişesi olan "Bir gün eski Rum sahibi gelip mülkümü (evimi/arsamı) benden geri alabilir mi?" sorusunun hukuki cevabı kesinlikle hayırdır.
TMK nezdinde açılan mülkiyet davalarının ve tazminat taleplerinin yasal muhatabı, o taşınmazı sonradan yasal yollarla satın alan "iyiniyetli üçüncü kişiler (yatırımcılar)" değil, doğrudan KKTC Devleti'dir. Eğer eski bir malik TMK nezdinde tazminat kazanırsa, bu bedeli doğrudan devlet öder. Sizin elinizdeki KKTC devletince verilmiş yasal koçan (tapu) geçerliliğini korur ve mülkiyet hakkınız uluslararası hukukun (TMK ve AİHM kararları) sağladığı zırhla mutlak güvence altına alınmış olur.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Bu tür mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümü için AİHM'in (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) etkin iç hukuk yolu olarak kabul ettiği 'Taşınmaz Mal Komisyonu' (TMK) yetkilidir. Tahsis koçanlı bir mal için eski Rum malik hak iddia ederse, Komisyon iade, takas veya tazminat yöntemleriyle uyuşmazlığı uluslararası hukuka uygun şekilde çözer.