- Anasayfa
- Yayınlar
- Sağlık Hukuku ve Malpraktis
- Aydınlatılmış Onam Formu Eksikliğinde Hastanenin ...
Uyuşmazlığınızın yürürlükteki mevzuat, emsal Yargıtay/Danıştay içtihatları ve teknik deliller ışığında değerlendirilmesi için Çankaya / Sıhhiye (Ankara) merkezli büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Yargıtay içtihatlarına göre evet. Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk şartı hastanın aydınlatılmış rızasıdır. Hekim ameliyatı tıbbi standartlara (Lege Artis) tam uygun yapmış ve oluşan zarar bir komplikasyon olsa dahi, geçerli bir aydınlatılmış onam alınmamışsa hekim ve hastane zarardan hukuken sorumlu tutulur.
Onam formunun matbu olmaması; hastanın anlayabileceği sade bir dille teşhisi, önerilen tedaviyi, alternatif tedavi yöntemlerini, operasyonun sık veya nadir görülen spesifik komplikasyonlarını içermesi ve hastaya düşünmesi için ameliyattan makul bir süre önce (sedasyon verilmeden) imzalatılmış olması şarttır.
Yargıtay kararları uyarınca aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiğini ispat külfeti hekime ve hastaneye aittir. Özellikle cerrahi ve invaziv işlemlerde aydınlatmanın hastanın ıslak imzasını taşıyan yazılı onam belgesiyle kanıtlanması aranır; soyut tanık beyanları yeterli görülmez.
Ameliyat esnasında hastanın hayatını veya sağlığını kurtarmak için derhal müdahale edilmesini gerektiren öngörülemez acil bir tıbbi zorunluluk (varsayılan rıza) bulunmadıkça, onam kapsamı dışına çıkılarak yapılan müdahaleler hukuka aykırıdır ve tazminat sorumluluğu doğurur.
Ergin olmayan çocuklarda velisinden (anne-baba) veya vasisinden onam alınması zorunludur. Bilinci kapalı ve hayati tehlikesi bulunan acil vakalarda ise tıbbi müdahale için rıza aranmaz; ancak aciliyet bulunmayan işlemlerde yasal temsilcinin onayı şarttır.