- Anasayfa
- Yayınlar
- KKTC Hukuku
- KKTC'de Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve ...
Globalleşen ticari ilişkiler ve sınır aşan bireysel uyuşmazlıklar, egemen bir devlette verilen mahkeme kararlarının başka bir devletin yetki alanında nasıl icra edileceği hukuki problemini doğurmaktadır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hukuku bağlamında, yurt dışındaki yetkili mahkemelerce verilmiş ilamların KKTC sınırları içerisinde hukuki sonuç doğurabilmesi ve icrai kabiliyet kazanabilmesi, Tanıma ve Tenfiz müesseselerinin işletilmesine bağlıdır.
Özellikle Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki yoğun ticari entegrasyon; Türk mahkemelerinden istihsal edilen boşanma, nafaka, ticari alacak veya haksız fiil tazminat kararlarının Kıbrıs'taki malvarlıkları üzerinde infaz edilmesini sıklıkla gündeme getirmektedir. Bu makalede, yabancı mahkeme kararlarının KKTC'de nasıl geçerlilik kazanacağı, Milletlerarası Özel Hukuk ve usul kuralları çerçevesinde incelenmiştir.
Uluslararası Özel Hukuk doktrininde "Tanıma" ve "Tenfiz" kavramları birbiriyle ilintili olsa da, doğurdukları hukuki sonuçlar itibarıyla tamamen farklı iki müessesedir:
Hukuk pratiğinde ve müvekkiller nezdinde sıklıkla düşülen en büyük yanılgı, Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) mahkemelerince verilen bir kararın KKTC'de otomatik olarak geçerli ve icra edilebilir olduğunun sanılmasıdır. Hukuki egemenlik ve mülkilik prensipleri gereği KKTC bağımsız bir devlettir. Dolayısıyla T.C. Mahkemelerinden alınan (veya İngiltere, Almanya gibi diğer ülkelerden alınan) tüm ilamlar KKTC yargısı nezdinde "Yabancı Mahkeme Kararı" statüsündedir. Bu kararlar, tenfiz davası açılıp KKTC Kaza Mahkemelerince onaylanmadığı sürece adadaki banka hesaplarına bloke koyduramaz veya taşınmazlara haciz tatbik edemez.
KKTC Fasıl 10 Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi Yasası ve ilgili uluslararası hukuk normları uyarınca, bir kararın KKTC'de tenfiz edilebilmesi için KKTC mahkemesi davanın esasına (içeriğine) kesinlikle girmez (révision au fond yasağı); yalnızca usuli şartların varlığını denetler:
B2B (Şirketten Şirkete) ticari ilişkilerde, Türkiye'de davayı kazanan bir alacaklı şirketin, borçlu firmanın mal varlığını veya banka hesaplarını KKTC'ye (Serbest Liman vb.) kaçırması sık rastlanan bir durumdur. Bu aşamada, Türkiye'deki kesinleşmiş ticari mahkeme kararının aslı, Apostil (veya resmi tasdik) şerhi ve yeminli tercümesi ile birlikte KKTC Mahkemelerinde tenfiz davası ikame edilir.
Mahkemece tenfiz kararı tesis edildikten sonra, söz konusu ilam KKTC Mahkemesinin kendi kararı gibi hüküm ifade eder; borçlunun adadaki gayrimenkullerine, araçlarına veya banka hesaplarına doğrudan KKTC İcra (Şeriflik) makamlarınca cebri icra işlemi başlatılır.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Hayır, Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerince verilen kararlar KKTC'de otomatik olarak geçerli sayılmaz. Kararın KKTC'de (örneğin KKTC'deki bir malvarlığına haciz koymak veya nüfusa işlemek için) icra edilebilmesi için, KKTC Mahkemelerinde 'Tanıma ve Tenfiz Davası' (Yabancı İlamların Tenfizi) açılarak kararın KKTC hukuk sisteminde onaylatılması zorunludur.