- Anasayfa
- Yayınlar
- İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
- Ekonomik Daralma Gerekçesiyle Toplu İşten Çıkarma ...
Makroekonomik dalgalanmalar, tedarik zincirindeki kopmalar veya sektörel daralmalar (krizler), büyük ölçekli sanayi tesislerini ve fabrikaları ayakta kalabilmek adına zorunlu olarak küçülmeye (Tensikat) itmektedir. Ancak yüzlerce işçinin aynı anda işten çıkarılması, hukuken alelade bir fesih işlemi değil; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 29. maddesi ile sıkı şekil şartlarına, devlet denetimine ve ağır yaptırımlara bağlanmış devasa bir "Hukuki Operasyon"dur.
Toplu işçi çıkarma prosedürünün usulüne uygun işletilmemesi, şirketi sadece devasa kıdem ve ihbar yüküyle baş başa bırakmakla kalmaz; aynı zamanda açılacak yüzlerce "İşe İade Davası" ve "Sendikal Tazminat" talepleriyle fabrikanın tüm nakit akışını felç edebilir. Bu süreç, İnsan Kaynakları departmanının rutin bir işlemi olarak değil, doğrudan yönetim kurulu ve stratejik hukuk müşavirliği ile entegre bir kriz yönetimi masasında planlanmalıdır.
Bir işverenin ekonomik, teknolojik, yapısal veya benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istemesi halinde, bu niyetini en az 30 gün önceden bir yazı ile işyeri sendika temsilcilerine, ilgili Bölge Müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna (İŞKUR) bildirmesi yasal bir zorunluluktur. Bildirimde; işten çıkarmanın sebepleri, işten çıkarılacak işçi sayısı, grupları ve fesih işlemlerinin hangi zaman diliminde gerçekleşeceğine dair kapsamlı bir hukuki gerekçe raporu sunulmalıdır.
İş mahkemeleri, ekonomik krizi otomatik bir fesih hakkı olarak görmez. İşverenin, tensikat kararı almadan önce "Feshin Son Çare Olması İlkesini (Ultima Ratio)" işletip işletmediği Yargıtay'ın en temel denetim noktasıdır. Mahkeme bilirkişileri şirketin bilançolarını inceleyerek; kısa çalışma ödeneğine başvurulup başvurulmadığını, işçilerin ücretsiz izne çıkarılma ihtimalini, fazla mesailerin kaldırılıp kaldırılmadığını veya işçinin şirketin başka bir departmanında değerlendirilme şansı olup olmadığını sorgular. Bu alternatifler denenmeden doğrudan feshe gidilmesi, feshin geçersizliğine (işe iadeye) neden olur.
Tensikat sürecinde en güvenli yasal liman, işçilerle karşılıklı anlaşarak (İkale Sözleşmesi) yolları ayırmaktır. Ancak geçerli bir ikale sözleşmesinin kurulabilmesi için işçiye kıdem ve ihbar tazminatına ek olarak "Makul Yarar" (ekstra bonus/paket) sağlanması şarttır. Hukuk büromuz; tensikat öncesi risk analizi yapmakta, İŞKUR bildirim süreçlerini yönetmekte ve personelle yapılacak müzakerelerde şirketin yasal zırhını oluşturacak geçerli fesih/ikale protokollerini tanzim etmektedir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Evet. İşverenin ekonomik daralma gerekçesiyle fesih yapabilmesi için bunun 'son çare' (feshin son çare olması ilkesi) olduğunu ispatlaması gerekir. Şirketin mali tabloları mahkemece incelenir. Eğer kâr eden bir şirket sadece maliyet düşürmek için toplu çıkış yapmışsa, feshin geçersizliğine ve işçilerin işe iadesine karar verilir.