- Anasayfa
- Yayınlar
- İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
- Şirket İçi Bilgisayar Takibi (DLP), KVKK İhlalleri ...
Kurumsal şirketlerin, ticari sırlarını (Know-How) ve müşteri veri tabanlarını korumak amacıyla şirket bilgisayarlarına ve ağlarına entegre ettikleri DLP (Data Loss Prevention - Veri Sızıntısı Önleme) yazılımları, Keylogger'lar ve ekran kayıt (Monitoring) programları, modern İş Hukukunun en keskin krizlerini doğurmaktadır. Bir şirketin bilgi güvenliğini sağlama gayesi, personelin e-postalarının, WhatsApp web yazışmalarının ve kişisel banka şifrelerinin gizlice izlenmesine (loglanmasına) dönüştüğünde, Anayasal bir hak olan "Özel Hayatın Gizliliği" ve "Kişisel Verilerin Korunması" ilkeleri ağır şekilde ihlal edilmiş olur.
Bu sınır aşıldığında, şirket yönetimi sadece çalışana haksız fesih tazminatı ödemekle kalmaz; aynı zamanda KVKK Kurulundan milyonlarca liralık idari para cezası yer ve ilgili yöneticiler TCK kapsamında hapis cezası riskiyle yüzleşir. Av. Ali Alper Can Hukuk Bürosu, Adli Bilişim (Forensics) ve İş Hukukunun kesiştiği bu niş alanda; mahremiyeti ihlal edilen beyaz yaka çalışanların tazminat süreçlerini yönetmekte ve şirketleri siber/hukuki uyum standartlarına kavuşturmaktadır.
Şirket tarafından personele tahsis edilen bilgisayar, telefon veya e-posta adresi işverenin mülkiyetinde olsa da, bu durum işverene "Cihaz benim, istediğim gibi izlerim, okurum" hakkını kesinlikle vermez. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, işverenin yönetim ve denetim hakkı ile işçinin özel hayatının gizliliği arasında makul bir denge (Ölçülülük İlkesi) kurulmalıdır. Cihaz işin ifası için verilse dahi, çalışanın o cihazda anayasal bir iletişim özgürlüğü (mahrem alanı) beklentisi hukuken korunur.
Şirket ağında çalışan bir cihazın loglarının (hangi sitelere girildiği, kime mail atıldığı, hangi dosyaların kopyalandığı) DLP yazılımlarıyla toplanması, doğrudan 6698 sayılı KVKK kapsamında "Kişisel Veri İşleme" faaliyetidir. Bu işlemin hukuka uygun olabilmesi için;
Kişisel bilgisayarında veya telefonunda şirket tarafından kurulan yazılımlarla WhatsApp mesajlarının okunduğunu, şahsi fotoğraflarının kopyalandığını veya banka hesaplarına girildiğini tespit eden bir personel, İş Kanunu m. 24/II (Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Aykırılık) gereğince İş sözleşmesini Derhal ve Haklı Nedenle feshetme hakkına sahiptir. İşçi, bu durumda ihbar süresini beklemeksizin kıdem tazminatını derhal talep edebilir.
Hukuka aykırı izleme faaliyeti tespit edildiğinde, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na (KVKK) yapılacak şikayet neticesinde şirkete, "Veri Güvenliğini Sağlama ve Aydınlatma Yükümlülüğünü İhlal" nedeniyle milyonlarca liralık idari para cezası kesilmektedir. Eşzamanlı olarak, siber izlemeye maruz kalan çalışan tarafından, uğradığı psikolojik tahribat, güven kırılması ve kişisel verilerinin gasp edilmesi gerekçesiyle şirket tüzel kişiliğine karşı Asliye Hukuk Mahkemelerinde Yüksek Tutarlı Manevi Tazminat Davası ikame edilmektedir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında şirket cihazlarını ve e-postalarını denetleme yetkisi vardır. Ancak bu izleme faaliyetinin KVKK'ya ve Anayasal haberleşme hürriyetine uygun olabilmesi için; işçiye izlemenin yapılacağına dair önceden açık, şeffaf ve yazılı bir aydınlatma yapılması (Aydınlatma Metni/İç Yönetmelik) zorunludur. İşçiye haber verilmeden gizlice yapılan takiplerle elde edilen deliller işçi aleyhine (örneğin haklı fesih sebebi olarak) kullanılamaz.