- Anasayfa
- Yayınlar
- İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
- C-Level Yöneticilerde Döviz Bazlı Performans Primi ...
Ankara merkezli uluslararası savunma sanayii, enerji, inşaat ve teknoloji holdinglerini yöneten üst düzey profesyonellerin (CEO, CFO, Genel Müdür) maaş paketleri sadece sabit bir ücretten ibaret değildir. Asıl kazanç, yıl sonu ciro veya kârlılık hedeflerine (KPI) endekslenmiş devasa Döviz Bazlı Performans Primleri (Bonus) üzerinden şekillenir. Ne var ki şirket, yöneticinin emeği sayesinde hedefi vurup milyonlarca Euro kâr ettiğinde, yönetim kurulu genellikle bilançolarla oynayarak veya son dakika fesihleriyle yüz binlerce Euro'luk bu primleri ödemekten kaçınır. C-Level yöneticinin bu krizde hakkını alması, sıradan bir işçilik davası değil; ağır bir "Finansal Denetim ve Ticaret Hukuku" operasyonudur.
İş Kanunu bağlamında prim; yöneticinin bilgi, tecrübe ve liderlik vasıflarıyla şirkete sağladığı katma değerin sözleşmesel bir karşılığıdır ve "ücretin eki" niteliğindedir. İş sözleşmesinde hedefler (örneğin EBITDA'nın %15 artması durumunda 200.000 USD prim verileceği) şarta bağlanmışsa, bu prim "ihtiyari (işverenin keyfine kalmış)" bir ödeme olmaktan çıkar ve kesin bir Kazanılmış Hak (Müktesep Hak) haline gelir. Şirketin "Yönetim kurulu kararı alınmadı" veya "Bu yıl takdir yetkimizi kullanmadık" şeklindeki savunmaları mahkemeler nezdinde tamamen geçersizdir.
Kâr payı veya prim ödememek için şirketlerin başvurduğu en yaygın hile, yıl sonu bilançolarını (EBITDA veya Net Kârı) fiktif (suni) giderlerle, grup içi şirketlere yapılan aktarımlarla veya yüksek amortisman kayıtlarıyla düşük göstermektir. Yönetici, fiilen şirketi hedefe ulaştırmış olsa da kağıt üzerinde "Hedef Tutturulamadı" denilerek prim hakkı gasp edilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; prim hakkının doğmasını engellemek amacıyla bilançonun kötü niyetle değiştirilmesi (TBK m. 175 şartın gerçekleşmiş sayılması ilkesi), işverenin ağır kusurudur ve primin aynen ödenmesini gerektirir.
Uluslararası holdinglerde yöneticilerin prim sözleşmeleri Euro veya Dolar cinsinden yapılır. Şirketler genellikle mahkeme aşamasında "Ücret TL ile ödenmek zorundadır" diyerek alacağı ödeme tarihindeki düşük kurdan Türk Lirasına çevirmeye çalışır. Oysa İş Kanunu ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarına göre, taraflar sözleşmede yabancı para kararlaştırmışsa, yönetici bu primleri (bonusları) fiili ödeme günündeki TCMB Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak yüksek mevduat faiziyle birlikte talep etme hakkına sahiptir.
En yoğun hak ihlalleri, yılın bitimine aylar kala yöneticinin işten çıkarılması veya ağır mobbing sonucu istifaya zorlanması durumlarında yaşanır. İşveren, "Yıl sonunu doldurmadın, hedefler kesinleşmedi, prim alamazsın" iddiasında bulunur. Ancak hukuk kuralları, "Kıstelyevm (Orantısal) Hesaplama" yapılmasını emreder. Eğer C-Level yönetici eylül ayında işten çıkarılmışsa ve o tarihe kadarki verilerde şirket hedefe (KPI) uygun ilerliyorsa, yönetici çalıştığı 9 aya tekabül eden döviz bazlı performans primini (Pro-Rata Bonus) kuruşu kuruşuna tahsil etme hakkına sahiptir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Sözleşmede objektif kriterlere bağlanmış veya önceki yıllarda düzenli ödenerek 'işyeri uygulaması' haline gelmiş performans primlerinin ödenmemesi, yönetici için haklı nedenle fesih sebebidir. Ödenmeyen döviz bazlı primler, arabuluculuk süreci sonrası İş Mahkemelerinde açılacak dava ile faiziyle tahsil edilebilir.