- Anasayfa
- Yayınlar
- Bankacılık, Finans ve Dolandırıcılık ...
- Katılımevim (KTLEV) ve Borsa Manipülasyonu: Yatırımcı ...
Eylül 2026 itibarıyla Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) tespiti ve savcılık talimatıyla gerçekleştirilen, Katılımevim (KTLEV), Destek Finans Faktoring ve Hedef Holding paylarında manipülasyon (piyasa dolandırıcılığı) yapıldığı iddiasına dayanan operasyonlar, on binlerce küçük yatırımcıyı derinden etkilemiştir. Avukat Ali Alper Can Hukuk ve Danışmanlık olarak; sermaye piyasası suçları, borsa manipülasyonları ve finansal uyuşmazlıklardaki 16 yıllık hukuki tecrübemizle süreci yakından takip etmekteyiz.
Gözaltı kararları ve şirket malvarlıklarının dondurulması haberleri piyasada şok etkisi yaratırken, hisse paylarında ciddi değer kaybı yaşayan yatırımcıların en çok merak ettiği konu "Zararımızı nasıl tazmin edebiliriz?" sorusudur. Bu makalede, borsa manipülasyonu iddialarının hukuki boyutu ve mağdur yatırımcıların 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında izleyebileceği yasal süreçler nesnel bir çerçevede incelenmiştir.
Halk arasında "borsa manipülasyonu" veya "tahtacılık" olarak bilinen eylemler, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107. maddesinde "Piyasa Dolandırıcılığı" olarak tanımlanmıştır. Bir hisse senedinin fiyatını, değerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla;
Bu fiiller, sadece piyasanın güvenilirliğini bozmakla kalmaz; aynı zamanda hisseyi yapay olarak yükselmiş fiyatlardan satın alan yatırımcıların ağır mali kayıplar yaşamasına neden olur.
Kamuoyuna yansıyan son gelişmelere ve adli makamların açıklamalarına göre; SPK'nın inceleme raporları doğrultusunda başlatılan soruşturmada, hedef şirketlerin paylarında organize bir şekilde yapay fiyat hareketleri oluşturulduğu şüphesiyle aralarında piyasa aktörlerinin de bulunduğu 15 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiştir.
Halen devam eden adli soruşturma aşamasında şüpheliler hakkında verilmiş kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmamaktadır. Anayasal bir hak olan "masumiyet karinesi" gereği iddialar yargılama sonucunda netleşecektir. Ancak idari yönden SPK'nın hazırladığı piyasa dolandırıcılığı raporları ve konulan tedbirler (malvarlığı dondurma), zarar gören yatırımcılar için açılacak olası hukuk davalarında en temel delil niteliğini taşımaktadır.
Borsa manipülasyonu davalarında en kritik unsur illiyet bağıdır (nedensellik). Zararınızın mahkemece tazmin edilebilir kabul edilmesi için; zararın doğrudan söz konusu manipülatif eylemlerden kaynaklandığının teknik olarak ispatlanması gerekir.
6362 sayılı Kanun’un 108. maddesi, piyasa dolandırıcılığı fiilleri nedeniyle zarara uğrayan kişilere dava açma hakkı tanır. Buna göre, manipülasyon fiillerini işleyenler, bu fiillerden dolayı zarara uğrayanların zararlarını tazmin etmekle yükümlüdür.
Dava, manipülasyonu gerçekleştirdiği SPK raporlarıyla veya mahkeme kararıyla tespit edilen kişilere (manipülatörlere) ve eğer eylemlere iştirak ettikleri tespit edilirse ilgili aracı kurumlara ve yöneticilere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılır. Şirketin tüzel kişiliğinden ziyade, doğrudan haksız fiili işleyen gerçek şahısların malvarlıklarına (soruşturma kapsamında tedbir konulan varlıklara) yönelinmesi esastır.
Eğer ilgili şirketlerin (KTLEV vb.) paylarında işlem yaparak zarara uğradıysanız, hukuki sürece hazırlanmak için bugünden şu adımları atmalısınız:
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.