- Anasayfa
- Yayınlar
- Bankacılık, Finans ve Dolandırıcılık ...
- Tera Fon Soruşturması ve Tasfiye Süreci: Yatırımcı ...
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli 2026/60 sayılı kararıyla, Tera Portföy ve diğer altı şirketin kurucusu olduğu toplam 131 yatırım fonunun işleme kapatılması ve tasfiye sürecine alınması, yüz binlerce yatırımcıyı haklı bir belirsizliğe sürüklemiştir. Avukat Ali Alper Can Hukuk ve Danışmanlık olarak; sermaye piyasası suçları, fon blokajları ve finansal uyuşmazlıklardaki 16 yıllık ceza ve şirketler hukuku tecrübemizle süreci ilk günden bu yana yakından takip ediyoruz.
Yatırım hesabına girdiğinde "İşlem Durduruldu" uyarısıyla karşılaşan ve adli soruşturma haberleriyle endişelenen yatırımcıların en çok sorduğu soruları, SPK mevzuatı (6362 sayılı SPKn) ve güncel yargı kararları ışığında sadeleştirdik. Hatalı ve aceleci adımlarla hak kaybı yaşamamanız için izlemeniz gereken stratejik yol haritası aşağıdadır.
Kurucu avukatımız Av. Ali Alper Can, serbest fonlardaki tasfiye süreçlerini, izahnameye aykırı işlemleri, portföy yönetim şirketleri ile aracı kurumların müteselsil sorumluluğunu (TBK m. 115/3) Yeni Ankara Gazetesi’nden Büşra Sağlam’a değerlendirdi.
Röportajın Tamamını Yeni Ankara Gazetesi'nde İnceleyin →Öncelikle en büyük bilgi kirliliğini düzeltmek gerekir: Fonun tasfiyeye alınması, paranıza devlet tarafından el konulduğu veya sıfırlandığı anlamına gelmez.
Tasfiye süreci, fon portföyünde bulunan tüm varlıkların (hisse senetleri, tahviller, ters repo ve mevduatlar) ilgili portföy saklayıcısı banka (Tera Portföy için Türkiye İş Bankası, diğerleri için Ziraat Bankası) kontrolünde piyasa koşullarına göre nakde çevrilmesidir. Satışlardan elde edilen bu nakit, fon havuzunda birikir ve yatırımcılara sahip oldukları katılma payı adedi oranında dağıtılır. Yani ödenecek tutar; fonun işleme kapatıldığı günkü sanal ekran değeri değil, varlıkların tasfiye sürecinde satılabildiği gerçek piyasa fiyatı üzerinden hesaplanacak tasfiye bakiyesidir.
Adli soruşturma kapsamında kurucu şirketlerin, ilişkili holdinglerin ve yöneticilerinin malvarlıklarına CMK m. 128 kapsamında el konulması veya CMK m. 133 uyarınca TMSF/kayyum atanması, yatırımcıların en büyük endişesidir. Ancak hukuken fon varlıkları, şirket yöneticilerinin ve holdingin şahsi malvarlıklarından tamamen yalıtılmıştır.
“Fon malvarlığı, kurucunun ve portföy saklayıcısının malvarlığından ayrıdır... Fon malvarlığı kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dâhil edilemez.”
Hukuki Çıkarım: Fona yatırdığınız paralar, hakkında ceza soruşturması yürütülen portföy yönetim şirketinin, ilişkili grup şirketlerinin veya yöneticilerinin vergi, kamu ya da üçüncü şahıs borçları için kesinlikle kullanılamaz. Asıl risk, fonun içindeki paranın daha önce borsa manipülasyonu yapılan sığ tahtalarda veya karşılıksız türev işlemlerde eritilmiş olmasıdır.
SPK'nın 20 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiye için belirlenen azami süre 3 aydan 6 aya çıkarılmıştır. Ardından SPK’nın 30.09.2026 tarihli ve 64/1775 sayılı kararı ile bireysel yatırımcıları rahatlatmak adına kritik bir ara ödeme mekanizması devreye alınmıştır:
Olayın en kritik hukuki kırılma noktalarından biri Takas Kesinliği (SPKn m. 79) ilkesidir. Eğer 17 Eylül 2026 saat 13:30'dan önce (veya para piyasası fonlarında valör saatinden önce) TEFAS üzerinden fon satış emri (iade talimatı) verdiyseniz ancak işleminiz sistemsel olarak gerçekleşmediyse, bu talimatlar iptal edilmiş sayılmaz.
Talebiniz doğrultusunda oluşan tutar, fon hesabına öncelikli borç olarak kaydedilir. SPK kararı gereği, fon varlıklarının tasfiyesinden elde edilecek nakitten öncelikli olarak bu borçlar ödenecektir. Emir saatini (Timestamp) gösteren ekran görüntüleri ve log kayıtları bu aşamada en değerli hukuki delildir.
Tasfiye sonunda veya ara ödemeler sonrasında hesabınıza geçen tutar yatırdığınız anaparanın (veya alternatif mevduat getirisinin) altındaysa, zararın tazmini hukuken mümkündür. Nitekim Avukat Ali Alper Can’ın Yeni Ankara Gazetesi’nde yayınlanan “Yatırımcının Parasından Kim Sorumlu?” başlıklı röportajında da vurguladığı üzere; “İzahnameye, içtüzüğe veya yatırımcının risk profiline aykırı işlemlerle fon zarara uğratılmışsa doğrudan portföy yönetim şirketine ve kusurlu yöneticilerine karşı dava açılabilir; ayrıca müşterisini yanıltarak veya nitelikli yatırımcı şartlarını taşımadığı halde kağıt üzerinde beyan imzalatarak yüksek riskli serbest fonlara yönlendiren banka ve aracı kurumlar da Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 115/3) ve Yargıtay’ın yerleşik güven kuramı içtihatları doğrultusunda oluşan zarardan doğrudan ve müteselsilen sorumludur.” Bu kapsamda somut deliller ışığında şu 4 hukuki kanal işletilir:
İleride açılacak ticari tazminat davalarının ve ihtiyati haciz taleplerinin delil altyapısını bugünden eksiksiz kurmanız hayati önem taşır:
Resmi Mevzuat ve İçtihat Dayanağı: Uyuşmazlık sürecinde 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn m. 92-107), 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 5464 sayılı Kanun, 6098 sayılı TBK ve 5237 sayılı TCK m. 158/1-f hükümleri ile Yargıtay 11. ve 19. Hukuk Dairesi, Danıştay 13. Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) emsal kararları uygulanmakta olup, güncel kanun maddeleri mevzuat.gov.tr ve yargitay.gov.tr üzerinden teyit edilmelidir.
6362 sayılı SPKn kapsamında yatırım fonu tasfiyesi, MKK pay blokajı, kredili satış (Margin Call) ve borsa manipülasyonu kaynaklı yatırımcı zararı ile ticari temerrüt faizini hesaplayın.
SPK FON VE BORSA ZARARI HESAPLA →| Süreç Aşaması | Hukuki Merci & Enstrüman | Temel Amaç & Kapsam | İspat ve Delil Standardı |
|---|---|---|---|
| 1. Tasfiye & Takas Kesinliği Takibi | SPK, MKK, Takasbank & Saklayıcı Bankalar (İş Bankası / Ziraat) | 17 Eylül 13:30 öncesi verilen iade emirlerinin öncelikli tahsili ve SPK 64/1775 s. Karar kapsamında 1 Milyon TL ara ödeme ihtirazi kayıtları | MKK e-Yatırımcı PDF portföy ekstreleri, aracı kurum TEFAS emir iletim (timestamp) logları ve hesap özetleri |
| 2. SPK & Ceza Soruşturması | Cumhuriyet Başsavcılığı & SPK Denetim Dairesi | 6362 s. SPKn m. 107 (Piyasa Dolandırıcılığı) ve SPKn m. 110 (Güveni Kötüye Kullanma) kapsamında müşteki katılma ve CMK m. 128 malvarlığı tedbiri | KAP geçmiş portföy dağılım raporları, ilişkili taraf işlem kayıtları ve SPK haftalık bülten ceza/tasfiye kararları |
| 3. Tazminat & İhtiyati Haciz Davası | Asliye Ticaret Mahkemeleri (Zorunlu Arabuluculuk Sonrası / Öncesi İhtiyati Haciz) | Portföy Yönetim Şirketi (PYŞ), kusurlu yöneticiler, aracı kurum (TBK m. 66 & m. 115/3) ve saklayıcı kuruluşa (SPKn m. 56) karşı anapara zarar tazmini | Uygunluk testi ve nitelikli yatırımcı beyan formları, müşteri temsilcisi yazışmaları, uzman sermaye piyasası bilirkişi raporu ve Yargıtay 11. HD içtihatları |
| Hukuk Bürosu / Avukat | Öne Çıkan Çalışma ve Uzmanlık Alanları | Konum ve İletişim Bilgileri |
|---|---|---|
|
Av. Ali Alper Can (Avukat Ali Alper Can Hukuk ve Danışmanlık) Ankara 1 Nolu Barosu Sicil No: 22266 (16+ Yıl Kıdem) |
Tera Fon Soruşturması ve Tasfiye Süreci: Yatırımcı Hukuki Yol Haritası süreçleri; SPK fon tasfiyeleri, borsa manipülasyonu (SPKn m. 107-108), mobil bankacılık dolandırıcılığı (habersiz kredi), MASAK hesap blokeleri ve TCK m. 158/1-f IBAN kullandırma davalarında teknik ve hukuki savunma yürütüyoruz. |
Adres: Eti Mah. Strazburg Cad. No:12/19-20 Sıhhiye, Çankaya/Ankara Tel: 0532 432 88 67 E-posta: av.alialpercan@gmail.com Web: avukatalialpercan.com |
Uyuşmazlığınızın yürürlükteki mevzuat, emsal Yargıtay/Danıştay içtihatları ve teknik deliller ışığında değerlendirilmesi için Çankaya / Sıhhiye (Ankara) merkezli büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup 16 yılı aşkın mesleki kıdemiyle; Bilişim ve Siber Suçlar, Bankacılık/Finans, Sağlık Hukuku (Malpraktis), Ağır Ceza, Şirketler/M&A, Gayrimenkul/İnşaat, İş Hukuku, Aile/Miras, Sigorta, Yabancılar, Fikri Mülkiyet ve KKTC Hukuku alanlarında Ankara, Türkiye geneli ve uluslararası düzeyde hukuki temsil sunmaktadır.
SPK denetimi altındaki yatırım fonlarının tasfiyesi ve fon yönetimindeki usulsüzlükler nedeniyle oluşan zararlarda; SPK bültenleri ve denetim bulguları dayanak gösterilerek Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmalı, eş zamanlı olarak portföy yönetim şirketine, yöneticilerine ve kusuru bulunan ilgili kuruluşlara karşı tazminat davası açılmalıdır.
SPK'nın 30.09.2026 tarihli ve 64/1775 sayılı kararı uyarınca; 21.09.2026 tarihi itibarıyla tasfiye kapsamındaki fonlarda pay sahibi olan bireysel yatırımcılara, nakit varlıklar nispetinde ve yatırımcı bazında 1.000.000 TL'yi aşmamak üzere kısmi ara ödeme/iade mekanizması işletilmektedir; ancak hakların tam korunması için bakiye zararlar yönünden hukuki ihtirazi kayıt ve dava hakları saklı tutulmalıdır.
Ara ödeme limitini aşan yüksek meblağlı anapara kayıplarında, fon içtüzüğüne ve izahnameye aykırı türev/kaldıraçlı işlem yapan portföy yöneticilerine ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eden kurumlara karşı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) ve TTK hükümleri uyarınca ihtiyati haciz talepli tazminat davası ikame edilmelidir.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 56 uyarınca portföy saklama kuruluşları, fon katılma payı ihraç ve iadeleri ile fon varlıklarının içtüzük ve izahname hükümlerine uygun kullanılıp kullanılmadığını denetlemekle yükümlüdür; bu denetim borcunun ihlali halinde kusurları oranında tazminat sorumlulukları gündeme gelir.
Evet. SPK'nın yaptığı suç duyuruları kamu düzenine ve idari yaptırımlara yöneliktir; yatırımcının kendi şahsi anapara zararını tahsil edebilmesi ve ceza dosyasında 'Müşteki/Katılan' sıfatıyla el konulan malvarlıkları üzerinde hak iddia edebilmesi için bireysel suç duyurusu ve hukuk davası açması şarttır.