- Anasayfa
- Yayınlar
- Ceza Hukuku
- Ekonomik Kriz Dönemlerinde Hileli İflas (TCK 161) ve ...
Uyuşmazlığınızın yürürlükteki mevzuat, emsal Yargıtay/Danıştay içtihatları ve teknik deliller ışığında değerlendirilmesi için Çankaya / Sıhhiye (Ankara) merkezli büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Şirketin salt piyasa koşulları veya kur dalgalanmaları nedeniyle borçlarını ödeyemeyip iflas etmesi suç değildir. TCK m. 161 kapsamında 3 yıldan 8 yıla kadar hapis öngören Hileli İflas suçunun oluşması için; yöneticinin alacaklıların teminatını azaltmak kastıyla şirket malvarlığını kaçırması, gizlemesi veya ticari defterleri yok etmesi şarttır.
Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre TCK m. 161 (Hileli İflas) ve m. 162 (Taksirli İflas) suçlarında Asliye Ticaret Mahkemesince verilmiş ve kesinleşmiş bir 'İflas Kararı' bulunması objektif cezalandırılabilme şartıdır. İflas kararı yoksa eylem ancak İİK m. 331 (Alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla mevcudu eksiltme) kapsamında incelenebilir.
İİK m. 331 uyarınca haciz yoluyla takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde alacaklısını zarara sokmak kastıyla mallarını muvazaalı devreden veya gizleyen borçlu, alacaklının şikayeti üzerine İcra Ceza Mahkemesinde 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezası ile yargılanır.
Tacirin mal kaçırma kastı bulunmamasına rağmen, basiretli bir iş insanı gibi davranmayarak aşırı harcamalar yapması, spekülatif işlemlere girmesi veya ticari defterlerini usulüne uygun tutmaması yüzünden iflasa sebebiyet vermesi TCK m. 162 kapsamında 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası gerektirir.
Evet. TCK m. 168 (Etkin Pişmanlık) hükümleri hileli ve taksirli iflas suçlarında da doğrudan uygulanır; alacaklıların uğradığı zararın kovuşturma başlamadan önce giderilmesi halinde cezada 2/3, hüküm verilmeden önce giderilmesi halinde ise 1/2 oranında indirim yapılır.