- Anasayfa
- Yayınlar
- Ceza Hukuku
- Gümrük Kaçakçılığı Suçları ve Ağır Ceza Yargılaması
TCK 220 kapsamında örgüt suçlaması için hiyerarşik bir yapı, süreklilik ve suç işleme amacı somut delillerle kanıtlanmalıdır. Ticari ortaklıklar veya şirket içi hiyerarşi sıklıkla yanlış yorumlanarak suç örgütü kapsamına sokulmaktadır. Gizli tanık beyanları ve iletişimin tespiti (tapeler) kararlarının hukuka uygunluğu itirazların merkezinde olmalıdır.
5607 Sayılı Kaçakçılık Kanunu'na muhalefet durumunda mallara ve nakil araçlarına el konulabilir (müsadere). Aracın iyi niyetli üçüncü kişiye (örn: lojistik şirketine) ait olması, malın değerinin araca göre çok düşük olması veya kiralık olması durumlarında teminat karşılığında aracın iadesi sulh ceza hakimliğinden talep edilebilir.
5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na göre suçta kullanılan araca el konulabilir. Ancak nakliye şirketinin veya araç sahibinin kaçakçılıktan haberdar olmadığı (iyiniyetli üçüncü kişi olduğu) ispatlandığında veya kaçak malın değeri aracın değerine göre çok düşükse, Sulh Ceza Hakimliği kararıyla aracın müsadere edilmesi önlenerek (teminat karşılığı veya bedelsiz) şirkete iadesi sağlanabilmektedir.