- Anasayfa
- Yayınlar
- Aile ve Miras Hukuku
- Boşanmada Şirket Ortaklık Paylarının Mal Paylaşımına ...
Yüksek malvarlıklı (High-Net-Worth) eşler arasında görülen mal rejiminin tasfiyesi davalarında en karmaşık ve stratejik hukuki cephe; şirket hisselerinin, ticari ortaklık paylarının ve anonim/limited şirket varlıklarının boşanma sürecine entegre edilmesidir. Aile konutu veya banka hesabı gibi doğrudan tespit edilebilen varlıkların aksine, ticari şirketler bilançolarla, değerleme metotlarıyla ve hukuki kılıfına uydurulmuş devirlerle kolayca manipüle edilebilir. Bu noktada sürecin, standart bir aile hukuku prensibiyle değil, "Ticaret Hukuku ve Adli Muhasebe" disiplinleriyle yönetilmesi şarttır.
Mal paylaşımı davalarında şirketin kaderini belirleyen ilk unsur, şirketin ne zaman ve hangi sermaye ile kurulduğudur. 01.01.2002 tarihinden sonra, evlilik birliği içerisinde ortak emek veya karşılığı verilerek kurulan şirketlerdeki hisseler "Edinilmiş Mal" statüsündedir ve kural olarak tasfiye anında yarı yarıya (katılma alacağı kapsamında) paylaşıma tabidir. Ancak şirket, evlilikten önce kurulmuşsa veya evlilik içinde dahi olsa miras (ivazsız kazanım) yoluyla intikal etmişse "Kişisel Mal" sayılır ve doğrudan paylaşıma tabi tutulmaz.
Uygulamada en sık düşülen hukuki yanılgı, şirketin kişisel mal statüsünde olması halinde diğer eşin hiçbir hak iddia edemeyeceğinin düşünülmesidir. TMK m. 219/4 son derece nettir: Kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır. Dolayısıyla, şirket evlilikten önce kurulmuş (veya miras kalmış) olsa bile, evlilik süresince bu şirketten elde edilen kâr payları (temettüler), şirketin faaliyetinden doğan sermaye artışları ve bilançodaki büyüme payı tasfiyeye tabidir. Eş, şirketin kendisine değilse bile, şirketin evlilik süresince ürettiği "katma değere" ortaktır.
Boşanma veya mal paylaşımı davası ihtimali belirdiğinde, şirket sahibi eşlerin ilk refleksi genellikle şirketin içini boşaltmaktır. Şirket aktifinde kayıtlı gayrimenkullerin ve araçların üçüncü kişilere rayiç bedelin çok altında devredilmesi, fiktif (hayali) borç senetleri düzenlenerek şirketin borca batık gösterilmesi veya hisselerin güvenilen şahıslara (muvazaalı) devri sıkça karşılaşılan senaryolardır. Türk Medeni Kanunu m. 229 uyarınca; mal rejiminin tasfiyesini engellemek veya eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan bu tür karşılıksız kazandırmalar ve hileli devirler, mahkemece iptal edilebilir veya hesaplamada (eklenecek değer olarak) aktif malvarlığına dahil edilir.
Şirket paylarının tasfiyesinde mahkemeye sunulan resmi vergi bilançoları genellikle gerçeği yansıtmaz. Kârın düşük gösterilmesi veya kayıt dışı operasyonlar nedeniyle, şirketin kağıt üzerindeki değeri ile reel (piyasa) değeri arasında devasa uçurumlar bulunur. Bu aşamada avukatlık faaliyeti, salt hukuki olmaktan çıkarak "Finansal Dedektifliğe" (Forensic Accounting) dönüşmelidir. Alanında uzman mali müşavir ve şirket değerleme bilirkişileriyle çalışılarak; şirketin marka değeri, müşteri portföyü (goodwill), fiili ciro analizi ve emsal şirket değerlemeleri üzerinden "Gerçek Piyasa Rayiç Bedeli" tespit edilmelidir.
Trilyonluk şirket davalarında zaman, en kritik unsurdur. Dava süreci boyunca şirketin hisse yapısının değiştirilmesini veya ticari aktiflerinin satılmasını engellemek amacıyla, Türk Borçlar Kanunu ve HMK hükümleri çerçevesinde Ticaret Sicil Müdürlüğü ve tapu/trafik sicilleri nezdinde derhal "İhtiyati Tedbir" uygulanmalıdır. Aksi takdirde, kazanılmış bir davanın sonunda tahsil edilecek hiçbir varlık kalmayabilir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Evet, evlilik birliği içinde (01.01.2002 sonrası) edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyken kurulan veya sermayesi ödenen şirketlerin ortaklık payları ile şirketin elde ettiği kâr payları (temettüler) yasal mal rejimine tabidir. Uzman denetçiler aracılığıyla şirket hisselerinin dava tarihindeki gerçek piyasa değeri hesaplanarak diğer eşin 'Katılma Alacağı' tespit edilir.