- Anasayfa
- Yayınlar
- İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
- Ölümlü ve Ağır Yaralanmalı İş Kazalarında İşverenin ...
Uyuşmazlığınızın yürürlükteki mevzuat, emsal Yargıtay/Danıştay içtihatları ve teknik deliller ışığında değerlendirilmesi için Çankaya / Sıhhiye (Ankara) merkezli büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
İş kazası sonucu yaralanan işçi; SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerini, çalışamadığı dönemdeki geçici iş göremezlik kaybını, kalıcı maluliyet (sakatlık) oluşmuşsa çalışma ömrü boyunca yaşayacağı 'Sürekli İş Göremezlik (Efor Kaybı) Maddi Tazminatını' ve 'Manevi Tazminatı' talep edebilir.
5510 sayılı Kanun uyarınca işveren iş kazasını kazadan sonraki 3 iş günü içinde SGK'ya bildirmek zorundadır. Bildirim yapılmamışsa işçi doğrudan SGK'ya şikayette bulunarak müfettiş incelemesi başlatabilir ve İş Mahkemesinde 'İş Kazasının Tespiti' ile tazminat davası açabilir.
Evet. Kalıcı iş göremezlik oranı %0 çıksa dahi; işçinin raporlu kaldığı döneme ait geçici iş göremezlik zararları ve kaza nedeniyle yaşadığı bedensel acı, ameliyat süreci ve psikolojik travma karşılığında İş Mahkemesinde 'Manevi Tazminat' davası açma hakkı devam eder.
TBK m. 146 uyarınca iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi kaza tarihinden (veya gelişen/değişen maluliyetin kesin olarak öğrenildiği tarihten) itibaren 10 yıldır; ölüm veya ağır yaralanmalarda uzamış ceza zamanaşımı uygulanır.
Kesinlikle alabilir. İşçinin sigortasının yapılmamış olması veya işe girdiği ilk gün kaza geçirmesi işverenin sorumluluğunu kaldırmaz; aksine işveren hem işçiye ödenecek maddi-manevi tazminattan hem de SGK'nın bağlayacağı gelirin tamamından (5510 s.K. m. 23 rücu) sorumlu olur.
6331 sayılı İSG Kanunu uyarınca işveren her türlü güvenlik tedbirini almak ve denetlemekle yükümlüdür. Ölümlü kazada kusurlu bulunan işveren ve yetkililer TCK m. 85 (Taksirle Ölüme Neden Olma) suçundan ceza mahkemesinde yargılanır; vefat eden işçinin yakınları ise 'Destekten Yoksun Kalma' ve manevi tazminat davası açar.
Hayır, tamamen kurtarmaz. Yargıtay içtihatlarına göre işverenin sorumluluğu koruyucu ekipmanı zimmetle teslim etmekle bitmez; ekipmanın sahada fiilen kullanılıp kullanılmadığını etkin biçimde denetleme zorunluluğu vardır. Denetim eksikliği varsa işveren asli veya tali kusurlu sayılır; işçinin takmaması ise müterafik kusur indirimi sağlar.
Kazanın oluşumunda işverenin hiçbir İSG ihmali bulunmaz ve olay tamamen üçüncü kişinin tam kusuruyla (örneğin dışarıdaki trafik kazası) gerçekleşirse illiyet bağı kesilir; kaçınılmazlık halinde ise hakkaniyet indirimi uygulanır.
SGK, kazalı işçiye veya hak sahiplerine bağladığı gelirin ilk peşin sermaye değerini ve yaptığı sağlık harcamalarını işverenin kusur oranı nispetinde işverenden rücuen tahsil eder. Bu davada SGK müfettiş raporundaki kusur oranlarına itiraz edilerek bağımsız İSG bilirkişi incelemesi talep edilmelidir.
Evet. Şirketin geçerli bir İşveren Mali Mesuliyet Sigortası varsa, poliçe limitleri dahilinde işçiye veya ailesine ödenecek maddi (ve ek teminat varsa manevi) tazminatlar ile SGK rücu alacakları sigorta şirketince karşılanır; bunun için davanın ilk celsede sigorta şirketine ihbar edilmesi şarttır.