- Anasayfa
- Yayınlar
- Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
- Paralel İthalat (Grey Market) Krizleri ve Distribütör ...
Global markaların Türkiye pazarındaki temsilcisi olmak, devasa bir reklam bütçesini, mağazalaşma maliyetini ve tüketiciye kesintisiz garanti (satış sonrası destek) sunma yükümlülüğünü beraberinde getirir. Ancak "Tek Yetkili Distribütör" sıfatıyla piyasayı inşa ettiğiniz an, yetkisiz üçüncü firmaların aynı orijinal ürünleri yurt dışından (spot piyasalardan) daha ucuza ithal ederek Türkiye'de satışa sunması (Grey Market), distribütör firmaların satış ağını ve kârlılığını yerle bir eden en büyük ticari krizdir.
Hukuk sistemimizde "Paralel İthalat" kural olarak yasaklanmamış olsa da, paralel ithalatçıların başvurduğu satış yöntemleri, ürünler üzerinde yaptıkları değişiklikler ve tüketiciyi aldatıcı reklam stratejileri doğrudan Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve Haksız Rekabet (TTK) hükümlerini ihlal etmektedir. Av. Ali Alper Can, yetkili distribütörlerin pazar payını korumak maksadıyla, yetkisiz ithalatçıların haksız ve yanıltıcı eylemlerine karşı ihtiyati tedbir ve tazminat süreçlerini agresif bir stratejiyle yönetmektedir.
Paralel ithalat, markanın orijinal (sahte olmayan) ürünlerinin, marka sahibinin kendi dağıtım ağı dışında, bağımsız ithalatçılar tarafından ülkeye sokulmasıdır. Yetkili distribütör reklamı yapar, ürünü tanıtır, teknik servis ağını kurar; paralel ithalatçı ise hiçbir yatırım maliyetine katlanmadan ("Bedavacı/Free-Rider" stratejisi) ürünleri daha ucuza e-ticaret sitelerinde satar ve distribütörün yarattığı pazar kaymağını yer.
Türkiye, SMK uyarınca "Uluslararası Tükenme İlkesini" benimsemiştir. Bunun anlamı şudur: Orijinal bir ürün, dünyanın herhangi bir yerinde (marka sahibinin izniyle) piyasaya sürülmüşse, o ürün üzerindeki marka hakkı "tükenir". Yani salt orijinal ürünü ithal edip satmak yasal bir eylemdir. Distribütör, sırf "Tek yetkili benim" diyerek paralel ithalatı gümrükte durduramaz.
Peki distribütör bu durumda çaresiz midir? Kesinlikle HAYIR! Hukuki müdahale "hakkın tükendiği" yerden değil, "hakkın kötüye kullanıldığı ve haksız rekabet yaratıldığı" noktadan başlar.
Paralel ithalatçılar, satışı gerçekleştirebilmek için genellikle şu yasal hataları (ihlalleri) yaparlar ve distribütörün müdahale hakkı doğar:
Yetkisiz satıcının yukarıdaki ihlalleri tespit edildiğinde, Asliye Ticaret Mahkemelerinden derhal Haksız Rekabetin Men'i ve İhtiyati Tedbir kararı talep edilir. Mahkeme kararıyla;
Ofisimiz, yetkili distribütörler için sonradan dava açmanın ötesinde "Önleyici Hukuk" stratejileri kurgular. Rekabet Kurumu tebliğlerine uygun olarak "Seçici Dağıtım Sistemi (Selective Distribution)" sözleşmeleri hazırlanarak, yurt dışındaki ana marka ile yapılan anlaşmalar tahkim edilir. Bu sistem sayesinde, ürünlerin sadece onaylı lüks perakendecilerde satılması şart koşulur ve yetkisiz ithalatçıların sisteme sızması "Ağır İhlal" olarak nitelendirilerek kaynağında engellenir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre orijinal marka sahibinin izniyle piyasaya sunulan ürünlerde 'Hakkın Tükenmesi' ilkesi geçerli olduğundan, paralel ithalat kural olarak yasal bir ticarettir. Ancak paralel ithalatçının ürünü bozarak/değiştirerek satması, garanti hizmetlerini yanıltıcı sunması veya markanın itibarını zedeleyecek yöntemler (ucuzlatıcı promosyonlar) kullanması durumunda Haksız Rekabet davaları yoluyla satışlara müdahale edilebilir.