- Anasayfa
- Yayınlar
- Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
- Yazılım Kaynak Kodlarının Kopyalanması ve Adli Bilişim ...
Bilişim ve teknoloji şirketlerinin değerlemelerini milyonlarca dolara taşıyan ana unsur, AR-GE süreçleriyle ürettikleri yazılımların ve algoritmaların Kaynak Kodlarıdır (Source Code). Eski bir yazılım geliştiricinin (Developer) şirketten ayrılırken kodları bir USB belleğe veya kişisel bulut hesabına kopyalaması yahut rakip bir firmanın yazılımınızı tersine mühendislik (Reverse Engineering) ile deşifre edip piyasaya sürmesi, şirketin ticari varoluşunu temelinden sarsan bir fikri mülkiyet krizidir.
Klasik hukuk bilgisi, yazılım uyuşmazlıklarını çözmekte yetersiz kalır. Av. Ali Alper Can, bu tür kompleks teknoloji davalarını; salt Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) normlarıyla değil, siber güvenlik, kod analizi ve Adli Bilişim (Digital Forensics) standartlarıyla entegre ederek, teknik delillerin mahkeme huzurunda inkar edilemez bir ispat aracına dönüşmesini sağlamaktadır.
Türk Hukukunda bilgisayar programları, kaynak kodları ve hazırlık tasarımları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca "İlim ve Edebiyat Eseri" sayılarak koruma altına alınmıştır. Yazılımın telif hakkı, kodun yazıldığı (meydana getirildiği) an kendiliğinden doğar; tescil edilmesi zorunlu değildir (Ancak Kültür Bakanlığı'na ihtiyarî tescil ispat kolaylığı sağlar). Bir şirkette bordrolu çalışan yazılımcıların ürettiği kodların tüm mali (kullanım, çoğaltma, yayma) hakları doğrudan işveren şirkete aittir.
Kod hırsızlığı genellikle birebir kopyalama (Copy-Paste) şeklinde yapılmaz. İhlalciler, ana algoritmayı ve veritabanı mimarisini çaldıktan sonra değişken isimlerini, fonksiyon adlarını veya arayüz (UI) renklerini değiştirerek yeni bir program yazmış gibi (Maskeleme) piyasaya çıkarlar. Bu eylemler, FSEK m. 71 kapsamında esere tecavüz ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca ağır bir Haksız Rekabet suçudur.
Yazılım davalarında hakimin önüne sadece kanun maddesi koymak davayı kazandırmaz. Ofisimizin yürüttüğü teknik savunma stratejisi şunları içerir:
Kod çalan eski çalışana veya rakip firmaya doğrudan dava açmak, delillerin anında silinmesine (Serverların formatlanmasına) neden olur. Bu nedenle ilk hukuki adım; Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden "Karşı Tarafa Haber Vermeksizin" İhtiyati Delil Tespiti kararı almaktır. Bu kararla birlikte mahkeme heyeti ve bilişim bilirkişileriyle rakip şirkete ani bir baskın yapılarak, server imajları alınır ve kaynak kodlar yerinde güvence altına alınır.
İhlalin adli bilişim yöntemleriyle ispatlanmasının ardından, FSEK m. 68 uyarınca tecavüz edenlerden "Talep edilebilecek lisans bedelinin 3 Katı" (Üç Kat Tazminat) tutarında ağır bir maddi tazminat talep edilir. Ayrıca, kaynak kodların yetkisiz olarak kopyalanması, TCK m. 244 (Bilişim Sistemindeki Verileri Kopyalama/Bozma) ve Ticari Sırrın İfşası kapsamında Ağır Ceza yargılamasını gerektiren ciddi bir siber suçtur.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Yazılım kodları FSEK (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu) kapsamında telif korumasına tabidir. Kaynak kodlarının kopyalandığının ispatı, mahkeme kanalıyla yaptırılacak 'Adli Bilişim (Digital Forensics)' incelemesine dayanır. Uzman bilirkişilerce yapılan tersine mühendislik (reverse engineering) ve kod benzerlik (algoritma) analizleri sonucunda ihtiyati tedbir ve tazminat süreçleri işletilir.