- Anasayfa
- Yayınlar
- Fikri ve Sınai Mülkiyet Hukuku
- Yapay Zeka (AI) Üretimi Eserlerde Telif İhlalleri ve ...
Üretken Yapay Zekâ (Generative AI) sistemlerinin 2026 yılı itibarıyla kurumsal iş süreçlerine, özellikle reklam, pazarlama ve yazılım departmanlarına entegre olması, fikrî mülkiyet hukuku alanında emsali görülmemiş devasa bir kriz yaratmıştır. Makine öğrenimi algoritmaları (Midjourney, ChatGPT, DALL-E vb.), yeni bir görsel veya metin üretirken internetteki milyarlarca telif hakkıyla korunan orijinal eseri izinsiz (lisanssız) olarak analiz etmekte ve kullanmaktadır.
Şirketlerin, ajansların veya çalışanların bu yapay zekâ araçlarını kullanarak ürettikleri "sözde özgün" materyalleri ticari amaçla (web sitelerinde, reklamlarda, ürün ambalajlarında) kullanması, asıl eser sahiplerinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uyarınca doğrudan şirket tüzel kişiliğine karşı ağır tazminat davaları açmasına zemin hazırlamaktadır. Av. Ali Alper Can, bilişim ve fikri mülkiyet hukuku disiplinlerini harmanlayarak, şirketlerin yapay zekâ kaynaklı hukuki risklerini minimize etmekte ve doğan uyuşmazlıklarda teknik müdafilik sağlamaktadır.
FSEK uyarınca bir "eser", ancak onu yaratan "insan"ın hususiyetini (özelliğini) taşıması şartıyla korunur. Mevcut içtihatlara göre yapay zekâ bir insan (gerçek kişi) olmadığı için, ürettiği çıktıların doğrudan bir "Eser Sahibi" yoktur. Ancak asıl hukuki ihtilaf çıktının kime ait olduğu değil; AI algoritmasının bu çıktıyı üretirken üçüncü şahıslara (sanatçılara, stok fotoğraf sitelerine, yazılımcılara) ait tescilli eserleri izinsiz olarak veri setinde (training data) kopyalamış olmasıdır.
Bir şirket çalışanı, reklam afişi tasarlamak için bir AI aracına komut (prompt) girip elde ettiği görseli şirketin ticari faaliyetinde kullandığında, sorumluluk doğrudan işveren şirkettedir. Çalışanın "Bunu ben çizmedim, yapay zekaya yaptırdım" veya şirket yönetiminin "Kullanılan algoritmada telifli eserlerin olduğunu bilmiyorduk" şeklindeki savunmaları hukuken geçersizdir. Şirketler, ticari iletişimlerinde kullandıkları tüm materyallerin lisans haklarını (copyright clearance) temizlemekle mükelleftir (Kusursuz Sorumluluk / Özen Yükümlülüğü).
AI ihlallerinde davacılar (eser sahipleri), şirketin kullandığı görselin kendi orijinal eserlerinin bir türevi veya işlenmesi (İşlenme Eser İhlali) olduğunu iddia eder. Hukuki süreçte adli bilişim uzmanları devreye girer:
Yapay zekâ tarafından üretilen ve şirketin ticari mecralarında kullanılan eserler nedeniyle açılan davalarda yaptırımlar son derece ağırdır:
Bu devasa tazminat risklerinden korunmanın tek yolu kurumsal uyumdur. Şirket içi AI kullanım prosedürlerinin hazırlanması, ticari (Commercial) lisans barındırmayan yapay zekâ araçlarının personel tarafından kullanımının yasaklanması ve üçüncü parti yazılımların EULA (Son Kullanıcı Lisans Anlaşması) denetimlerinin ofisimizin bilişim hukuku uzmanlarınca yapılması, şirket sermayesinin güvenliği için elzemdir.
16 yıllık mesleki tecrübesiyle Ceza Hukuku, Bilişim Suçları, Ticaret ve Aile Hukuku uyuşmazlıklarında stratejik müşavirlik sunan kurucu avukattır. Dava süreçlerinde "Önleyici Hukuk" ve teknik delil analizi prensiplerini merkeze alarak müvekkillerine şeffaf, güvenilir ve sonuç odaklı hukuki koruma sağlar.
Mevcut FSEK (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu) düzenlemelerine göre bir eserin telif korumasına sahip olabilmesi için sahibinin 'gerçek bir kişi (insan)' olması ve eserin sahibinin hususiyetini taşıması gerekir. Tamamen AI tarafından üretilen ham çıktılar doğrudan telif korumasından yararlanamaz. Ancak AI'a verilen özgün istemler (promptlar) veya AI çıktılarının insan müdahalesiyle dönüştürülmesi durumunda Fikri Mülkiyet hakları tartışılabilmektedir.